“Ey Allah’Im Kulun Beni Nasıl Zayi

“Ey Allah’ım kulun beni nasıl zayi etti ise sen de onu öyle zayi et” dermiş vaktinde ve huşu ile kılınmayan namaz.

İnsanoğlunun  bu konudaki ataleti namazı bile dile getirir olmuş. Bu zamanda kurulan muhabbetlerin ve aşk dedikleri sahte sevginin buluşma saatlerine ne kadar dikkat edinilir hale gelinmiş bilmem farkında mısınız Belki de günler öncesinde hazırlık yapılmakta. Sevgilinin karşısına ne tarzda ve nasıl  çıkarım diye en az yarım saat kafa yorulmakta.Yazık ki asıl muhabbet ve aşk  gerektiği yere sarf edilmediği için namazın yani asıl sevgilimizin randevu saati unutulmakta. Bu randevu için ne günler öncesinden ne saat nede dakikalar öncesinden hazırlık yapılmakta.
Oysa hangi sevgili bıkmadan günde beş defa huzuruna güzel sedalarla çağırmakta Zamanımız artık fuzuli işlerle dolu. Bu sebeptendir ki namazımızın ameli ve vakti tehliye girmiştir. Oysa Sevgili onca kulu arasında o kadar seveni arasında seni bizzat huzurunda istiyor ve seninle kendi öz lisanı ile konuşuyor. Seninle muhabbet etmek istiyor. Sen ise ey gafil! Sevgilinin sana özel nakşettiği Nevbahar’ı reddedip, sahte sevgilinin bir demet gülüne coşku ve heyecanla koşuyorsun. Seni seven Rabbin bahşetmişken bir baharı sana. Reva mı o bahardan kopup gelen bir çiçeğe gönül vermek!
Sevenimiz sevdiğimiz ha olsun insan ya olsun kara kutuda ki cazip lisan. Hakiki sevgilinin  randevusuna engel olmamalı.

Bilmelisin ki senin için bahar, senin için yaz ve yine senin  içindir bu kainat. Bu bilinçle randevu saatine, baharı, hayatı, yazı veren için, heyecanla ve coşkuyla gitmelisin.Seni bilen ve tanıyan ve senin bütün ihtiyacın için değil alışverişe götürmek , dünyaya seni getiren  sevgiliye nasıl olurda secde etmekte geç kalırsın O değil miydi ilk doğduğunda sana nefes veren ve yine o değil miydi ağladığında seni 

Muminun 111: Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir.